Blog Yazısı

Kuyudaki trajedi: aile kararıyla genç kızın ölümüne hükmedildi

Hatay’da yaşanan bu korkutucu olay, hem aileler hem de toplum üzerinde derin izler bıraktı. Bir yıl ara ile eniştesi ve sevgilisini öldüren, ardından ailesinin aldığı kararla yeğeni Nagihan Uyğur’un da hayatına mal olan Yaşar Tekeli’nin hikayesi, adli sistemde derin bir izler bıraktı. Olaylar zinciri, sadece bir aileye değil, tüm toplumun vicdanını sarsan bir trajediye dönüşerek, suçun büyüklüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Hatay’daki suçların başlangıcı, 2011 yılına uzanıyor ve o dönem Dörtyol ilçesinde meydana gelen Mehmet Uyğur cinayetiyle başladı. Olayın ortaya çıkmasıyla birlikte, jandarma ve adli makamlar kapsamlı bir soruşturma başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda, cinayetin faili olan Hatice Uyğur, kısmi suçlamalar ve deliller ışığında tutuklandı. Ancak, en azından bu ilk suçtan sonra, failin adalet önüne çıkarılması uzun yıllar aldı. Bu süreçte, firar eden Yaşar Tekeli’nin izleri ise kayıplar arasında kayboldu. Ancak, 14 yıl sonra yaptığı itiraflar ve yeni deliller sayesinde gece yarısı ortaya çıkan gerçekler, kamuoyunu derinden etkiledi.

Gerçekler ortaya çıktığında ise, Tekeli’nin yalnızca kardeşi ve sevgilisinin değil, ailesinin de kararıyla genç kıza yönelik gerçekleştirilen cinayetin detayları ortaya çıktı. Aile meclisinde alınan kararların, hukuki değil, kanuna aykırı şekilde bir infazla sonuçlandığı belgelendi. Çocuk yaşta ve ailesinin kontrolü altında bulunan Nagihan Uyğur’un, Boğazlar Mahallesi Dutlu Sokak’taki evin yakınındaki kuyuya atılıp üzerinin betonla kapatıldığı ve cesedinin yaklaşık 15 gün sonra bulunması da olayın korkutucu boyutunu gözler önüne serdi. Cesedin incelenmesi, 2012 yılından beri kayıp olarak aranan bu genç kızın hayata veda ettiği gerçeğini kanıtladı ve bu durum, adli kayıtlarda önemli bir yer tuttu. Tüm bu süreçte, Tekeli’nin, ailesi ve yakınlarının kendi çocuklarını ve genç kızları koruma adına atmış olduğu adımlar, toplumda büyük tepkilere yol açtı. Son olarak, Tekeli’nin 2023 yılında yakalanması ve tutuklanmasıyla, adaletin en sonunda yerini bulması, birçok kişi tarafından umut olarak görüldü.