Blog Yazısı

Boyun Kütletme Sonrası Ölümde Yeni Detaylar ve Otopsi Bulguları

İstanbul’un Beyoğlu semtinde gerçekleşen ve sonrasında trajik bir şekilde hayatını kaybeden Berat Topay olayı, şok edici detaylar ve kapsamlı otopsi raporlarıyla kamuoyunun gündemine oturdu. Olay, 21 Mayıs akşamı Hacıahmet Mahallesi’nde yaşandı ve yaklaşık 15-20 gündür boyun ağrısı şikayetiyle tedavi gören Topay, masaj ve tedavi amacıyla gittiği uzman görünümündeki bir kişiye, Şenol Karataş’a başvurdu. Olayın gelişimi ve otopsi raporları, olayın şaşırtıcı ve üzücü yönlerini gözler önüne seriyor.

İddiaya göre, Şenol Karataş tarafınca uygulanan boyun kütletme işlemi sırasında, Topay birkaç dakika sonra kendini kötü hissetti ve sağlık durumu hızla kötüleşti. Ambulans çağrılmasının ardından kısa sürede hastaneye kaldırılan Topay, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Yapılan tetkikler ve otopsi raporları, beyin ve omurilikte ciddi kanama ve kırıklar olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, hastanede alınan MR sonuçlarında, beynin bazı bölgelerinde kan akışının engellendiği, yeni hasarların geliştiği tespit edildi. Otopsi raporunda, beyin ve omurilikte otomobil kazalarına ya da düşmelere bağlı olmayan, kafa içi ve omurilikteki ciddi kanamalara dikkat çekiliyor.

Olayın hemen ardından gözaltına alınan Şenol Karataş ise, mahkemeye sunduğu ifadede olay günü sadece uygun eğitimi aldığı masajı uyguladığını ve herhangi bir kas riski olmadığını ileri sürdü. Ayrıca, beyanında, berat Topay’la yaklaşık 6-7 yıldır tanıştığını ve olay günü birlikte olduklarını belirtti. Soruşturma dosyasındaki belgeler ise Karataş’ın 2015 yılında aldığı 608 saatlik masörlük eğitim belgelerini içeriyor. Belgelere göre, eğitimin büyük kısmı teorik ve uygulamalı olarak uzman kişiler tarafından verilmiş ve sertifikasını almış. Buna rağmen, adli raporlarda, olay sırasında uygulanan müdahalenin hastanın durumunu ağırlaştırdığı ve ölümle sonuçlandığı belirtiliyor.

Otopsi raporları, maalesef ki olayın dramatik yönlerine de ışık tutuyor. Ölüm nedenine ilişkin detaylar, Topay’ın taş damarı ve boyun kemiğinde herhangi bir kırık bulunmamasına rağmen, omurilikte kanama ve beyin damarlarında ciddi hasarların mevcut olduğunu gösteriyor. Ayrıca, göğüs kemiği ve sağ 4. kaburgada kırıklar da tespit edildi. Yapılan toksikolojik incelemede, kanda düşük seviyeli alkol bulunduğu, uyuşturucu veya diğer uyarıcı maddeye rastlanmadı. Bu bulgular, olay sürecinde kullanılan tıbbi uygulamaların ve uygulayıcıların rolünün, ölüme yol açtığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Son olarak, adli tıp kurumundan olayın kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için ek raporların hazırlanması ve detaylı incelemenin sürdüğü bilgisi paylaşıldı, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması bekleniyor.